Tabakta kaynayan suyun sesiyle uyandım bu sabah,
Göz kapaklarım ağırdı, kalkmak istemedim ama yapacak bir şey yoktu.
Sokaklardaki sessizliği hissedebiliyordum bile,
Kimse yoktu dışarıda, sadece ben ve düşüncelerim.
Kendimi yorgun hissediyordum, belki de uykusuz gecelerin etkisiydi,
Ama yine de güne başlamam gerekiyordu, hayat devam ediyor.
Bir fincan kahve hazırladım kendime, onun kokusu beni rahatlattı,
Belki de gün boyu beni ayakta tutacak olan şey buydu.
İşe gitmeden önce bir sigara yaktım balkonda,
Hava soğuktu, ama içimdeki ateşi söndürmeye yetmedi.
Hayatın anlamı ne diye düşündüm,
Belki de hiçbir şeyin anlamı yoktur, sadece yaşamak vardır.
Dışarı çıkarken gökyüzü bulutluydu, yağmur yağabilir diye endişelendim,
Ama sonra fark ettim ki yağmurda da bir güzellik var.
Islanmak, kendini doğanın kucağına bırakmak gibi,
Belki de anlamı budur işte, basit ama güzel şeylerin tadını çıkarmak.
Yolculuk boyunca müzik dinledim, şarkıların sözleri beni rahatlatıyordu,
Bir yandan da hayatın karmaşıklığına düşüncelerim dalmıştı.
Her şey o kadar hızlı geçiyor ki, bazen kendimi kaybolmuş gibi hissediyorum,
Ama sonra hatırlıyorum, hayat güzeldir, sadece fark etmek gerekiyor.
İş yerime geldiğimde biraz yorgun hissettim,
Ama sonra mesai arkadaşlarımın gülümsemesiyle kendimi daha iyi hissettim.
Belki de hayatın anlamı budur, birbirimize destek olmak ve beraber güzel anılar biriktirmek.
Ve gün boyu, küçük ama anlamlı anlar yaşadım,
Kahve molalarında meslektaşlarımla sohbet ettim,
Gökyüzündeki güneşin batışını izledim,
Ve eve döndüğümde bir fincan çay eşliğinde, kendime zaman ayırdım.
Belki de hayatın anlamı budur, küçük ama anlamlı anlar yaşamak,
Sevdiklerimizle, iş arkadaşlarımızla, kendimizle,
Ve her günün sonunda, kendimizi mutlu edebilecek bir şeyler yapmak.