Aylar önce, yılbaşında Beyrutlu bir meslektaşının armağan ettiği arak şişesini konteynerin camından giren ışık huzmesine doğru kaldırdı. Güneşin mavi camı aydınlatmasını izledi. Anason kokusundan nefret ettiği için bu şişeyi açmak o güne kadar aklına bile gelmemişti. Ama artık hiçbir şey hissetmiyordu. Hiçbir şeyden nefret etmiyor ya da hiçbir şeyi sevmiyordu.
Hiçbir şeyden nefret etmiyor ya da hiçbir şeyi sevmiyordu
Şunlar da hoşunuza gidebilir...
Bu kısa öykü tadındaki metin, kayıtsızlığın soğuk rüzgarını çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuruyor. Yılbaşı hediyesi arak şişesi, aslında hayatın küçük zevklerini, anıları ve belki de sevdiklerimizle aramızdaki bağları temsil ediyor….